Yedekleme, işletmelerin "var" dediği ama sınandığında çoğu zaman çalışmadığı görülen konuların başında geliyor. En sık duyduğumuz cümle: "Yedeğimiz vardı ama o da şifrelenmiş." 3-2-1 kuralı tam olarak bunu önlemek için var.
Basit bir formül:
3 — Verinizin toplam üç kopyası olsun (biri asıl, ikisi yedek).
2 — Bu kopyalar en az iki farklı ortamda dursun (örneğin sunucu diski + NAS).
1 — En az bir kopya fiziksel olarak başka bir yerde olsun (bulut ya da başka bina).
Üç rakamın her biri farklı bir riski karşılıyor: disk arızası, yangın/hırsızlık ve fidye yazılımı.
Aynı ağda, sürekli bağlı duran bir yedekleme diski fidye yazılımına karşı koruma sağlamaz. Zararlı yazılım sunucuya bulaştığında erişebildiği her yeri şifreler — buna sürekli bağlı yedek diski de dahil.
Bu yüzden yedeklerden en az birinin çevrimdışı ya da değiştirilemez (immutable) olması gerekiyor. Bulut yedekleme servislerinin çoğu bu özelliği sunuyor: yedek yazıldıktan sonra belirlenen süre boyunca silinemiyor ya da değiştirilemiyor.
20-50 kişilik bir ofis için tipik yapı şöyle görünür:
Sanallaştırılmış ortamda çalışıyorsanız sanal makine düzeyinde yedek almak çok daha pratik: sunucu tamamen çökse bile makineyi olduğu gibi geri yükleyebilirsiniz.
Yedek almak yarısı. Diğer yarısı, o yedekten gerçekten geri dönebildiğinizi doğrulamak. Yılda en az iki kez, rastgele bir dosyayı ve mümkünse bir sunucuyu test ortamına geri yükleyin.
Test edilmemiş yedek, yedek sayılmaz. Sahada, aylardır "başarılı" raporu veren ama içi boş yedekleme işleriyle karşılaştık.
Fidye yazılımının fark edilmesi bazen haftalar sürüyor. Yalnızca son yedeği tutuyorsanız, o yedek de zaten şifreli veriyi içeriyor olabilir.
Makul bir plan: günlük yedekleri 2 hafta, haftalık yedekleri 3 ay, aylık yedekleri 1 yıl saklamak. Yasal saklama yükümlülüğünüz varsa süreleri ona göre uzatın.
Önce şunu yazın: hangi veri kaybolursa işletme durur? Muhasebe kayıtları, müşteri dosyaları, üretim verisi… Yedekleme planı bu listeyle başlar, ürün seçimiyle değil.
Mevcut yedekleme yapınızın 3-2-1 kuralına göre nerede durduğunu ücretsiz keşifte birlikte değerlendirebiliriz.
Fidye yazılımı artık önce yedekleri hedefliyor. Ağdan erişilebilen yedek, saldırganın da erişebildiği yedektir.
Değiştirilemez yedek, yazıldıktan sonra belirlenen süre boyunca silinemeyen ya da değiştirilemeyen kopyadır. Yönetici yetkisi ele geçirilse bile o kopyaya dokunulamaz.
Uygulama yolları:
3-2-1 kuralına bugün bir madde daha eklemek gerekiyor: kopyalardan biri değiştirilemez olmalı.
Yaygın bir yanılgı: "Verilerimiz bulutta, Microsoft yedekliyor."
Bulut sağlayıcıları altyapıyı yedekler — kendi veri merkezleri çökmesin diye. Sizin sildiğiniz, birinin yanlışlıkla temizlediği ya da fidye yazılımının şifrelediği veriyi geri getirmek onların taahhüdü değildir.
Çöp kutusu ve saklama süreleri vardır ama sınırlıdır. O süre geçtikten sonra veri kalıcı olarak gider.
E-posta, OneDrive, SharePoint ve Teams verisi için ayrı bir yedekleme çözümü gerekir. Bu, buluta güvensizlikten değil, sorumluluk paylaşımının böyle olmasından kaynaklanıyor.
Yedekleme tasarımı bu iki sorunun cevabıyla başlar:
Kaç saatlik veri kaybını kabul edebilirsiniz? (RPO)
Günde bir yedek alıyorsanız, en kötü durumda bir günlük veri kaybedersiniz. Bu sizin için kabul edilebilir mi? Muhasebe için belki, üretim takibi için muhtemelen hayır.
Ne kadar sürede ayağa kalkmanız gerekiyor? (RTO)
Sunucu tamamen giderse, sıfırdan kurup yedekten dönmek kaç saat sürer? İşiniz o kadar süre durabilir mi?
Bu iki sayı belirlenmeden "yedekleme var" demek bir şey ifade etmiyor. Sayılar küçüldükçe maliyet artar; dengeyi işin gerçek ihtiyacına göre kurun.
Yedekleme sistem kaynağı tüketir. Mesai saatlerinde çalışan bir yedekleme işi, kullanıcıların şikâyet etmesine yol açar.
Yedekleme işinin başarılı bitip bitmediğini izleyin. Sessizce başarısız olan yedekleme işleri, ihtiyaç anında fark edilir.
"Yedek alınıyor" ile "yedekten dönülebiliyor" farklı şeyler. Aradaki farkı ancak test gösterir.
Küçük test (ayda bir, 15 dakika):
Rastgele birkaç dosyayı yedekten geri getirin. Açılıyor mu, içeriği doğru mu?
Büyük test (yılda bir-iki kez):
Bir sunucuyu yedekten, ayrı bir ortama tamamen geri yükleyin. Açılıyor mu, uygulama çalışıyor mu, ne kadar sürdü?
İkinci testin süresi size gerçek RTO'nuzu söyler. Çoğu işletme bu testi hiç yapmadığı için, gerçek kesintide beklediğinden çok daha uzun süre kapalı kalıyor.
Test sonucunu yazılı kaydedin: tarih, ne test edildi, ne kadar sürdü, sorun çıktı mı.
Siber güvenlik çözümleri hizmetimiz hakkında bilgi alın ya da doğrudan ücretsiz keşif talep edin.
Model numarası büyüdükçe fiyat da büyüyor. Peki sizin ofisinize gerçekten hangisi lazım?
Cihazı aldınız ama lisans almadıysanız elinizde sadece bir yönlendirici var. Paketler arasındaki fark tam olarak bu.
İnternet trafiğinin neredeyse tamamı şifreli. SSL denetimi yoksa antivirüsünüz zarfın içine bakamıyor.