Windows Server lisanslaması, teklif hazırlarken en çok hata yapılan yerlerden biri. İki sürüm arasındaki fark yalnızca özellik değil; asıl fark kaç sanal makine çalıştırabildiğiniz.
Standard: Lisans başına iki sanal makine çalıştırma hakkı verir. Daha fazlası için ek lisans alırsınız — üçüncü ve dördüncü sanal makine için bir lisans daha, beşinci ve altıncı için bir daha.
Datacenter: Aynı fiziksel sunucu üzerinde sınırsız sanal makine hakkı verir.
Özellik tarafında da farklar var, ama çoğu işletme için karar bu iki satırda düğümlenir.
Lisans, sunucudaki fiziksel çekirdek sayısına göre alınır. Kurallar şöyle işler:
Yani 2 işlemcili, her biri 12 çekirdekli bir sunucu = 24 çekirdek lisansı.
Bu yüzden donanım seçimi lisans maliyetini doğrudan etkiler. Az çekirdekli hızlı işlemci, çok çekirdekli yavaş işlemciden daha ucuza gelebilir.
Kabaca: sunucu başına yaklaşık 10-12 sanal makineyi geçtiğinizde Datacenter maliyeti Standard'ın altına iner.
Kesin sayı, o günkü fiyatlara ve çekirdek sayınıza göre değişir. Ama mantık şu: her iki sanal makine için bir Standard lisansı alıyorsunuz; bir noktada bu toplam, sınırsız hakkı veren Datacenter'ı geçiyor.
Yoğun sanallaştırma yapıyorsanız hesabı mutlaka yaptırın. Bu, kolayca beş haneli fark eder.
Sunucu lisansı yetmez. Sunucuya erişen her kullanıcı veya cihaz için ayrı bir erişim lisansı (CAL) gerekir.
İki seçenek var: kullanıcı başına veya cihaz başına. Kişi başına birden fazla cihaz kullanılıyorsa kullanıcı CAL'ı, vardiyalı çalışılan ortak bilgisayarlarda cihaz CAL'ı ucuza gelir.
Uzak masaüstü kullanıyorsanız ayrıca RDS CAL gerekir. Bu kalem tekliflerde en çok unutulan yerdir.
Satın almadan önce üç soruyu cevaplayın:
Üçünü bilmeden verilen teklif tahmindir. Biz hesabı çıkarıp iki senaryoyu yan yana koyuyoruz; hangisi ucuzsa onu öneriyoruz.
Microsoft sunucu çözümleri hakkında bilgi alın ya da doğrudan ücretsiz keşif talep edin.
En sık bulduğumuz açık bu: bulutta diye yedeklendiğini sanmak.
Kafeye, otele, iş yerine misafir Wi-Fi'si koyduysanız bu yazı sizi ilgilendiriyor.
Veri genelde hâlâ oradadır. Asıl kayıp, kurtarma denemeleri sırasında yaşanır.